MERHABA

  • 9/2/2008 - II.Abdülhamit'e yazılan şiir
  • Kategori: Tarih

    Kendisine karsı en çirkin ve şiddetli muhalefeti göstermiş bulunanlar bile, zamanla ve arkasından sükûn etmiş olan faciaların ikazıyla uyanarak nedamet hislerini terennüm etmişlerdir. Bunlardan biri olan filozof Rıza Tevfik'in de kulaktan kulağa yayılıp meşhur olmuş bulunan Abdülhamid-i Sani'nin Ruhaniyetinden İstimdad isimli siirini dikkatlerinize sunalım:

     

    Nerdesin şevketli Abdülhamid Han?

    Feryadım varır mı barigahına?..

    Tarihler adını andığı zaman;

    Sana hak verecek ey koca Sultan!

     

    Bizdik utanmadan iftira atan;

    Asrin en siyasi Padişahına!..

    padişah hem zalim hem deli dedik;

    İhtilale kıyam etmeli dedik;

    Şeytan ne dediyse biz "beli" dedik;

    Çalıştık fitnenin intibahına...

     

    Divane sen değil, meğer bizmişiz;

    Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz;

    Sade deli değil, edebsizmişiz;

    Tükürdük atalar kiblegahına!..

     

    Nadimlerden biri olan Süleyman Nazif de nedamet hislerini söyle ifade eder:

    Kaç zamandır gelmemişken yada biz;

    İste geldik Sen'den istimdada biz;

    Hasret olduk eski istibdada biz!..

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 28/10/2006 - Kurtuluş Savaşı Böyle Kazanıldı
  • Kategori: Tarih

     Bu akşam Kurtuluş Savaşıyla ilgili harika bir slayt elime geçti.Onu herkesle paylaşmak istedim.Lütfen sizde sevdiklerinize gönderin.Bu vatanın hangi şartlarda kurtarıldığını hepimiz bilelim ki vatana sahip çıkalım.

     

    www.filelodge.com/files/room30/822774/gazikovan.rar

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 23/7/2006 - OSMANLI ARMASININ ANLAMI NEDİR?
  • Kategori: Tarih

     OSMANLI ARMASININ ANLAMI NEDİR?

    Arma kimliği anlatan, bir işarettir. Resimler, harfler ve şekillerden oluşur. Bir devleti, hanedanı ya da şehri anlatır. Devletlerin insanları tarafından benimsenen armaları vardır.
    Osmanlı armasının üzerindeki sembolleri en tepeden başlayarak şöyle sıralayabiliriz:
    En tepede bir güneş şekli ve onu çevreleyen güneş ışıkları vardır. Güneş şeklinin ortasında armanın ait olduğu dönemin hükümdarlarının tuğrası yer almakta. Onun altındaki yukarıya açık hilalin üzerinde Arapça “Osmanlı devletinin hükümdarı olan … han, Allah’ın Muaffak kılması ve yardımına dayanır ve öylece hüküm sürer.” anlamına gelen bir söz yazılı.
    Onun altında, armanın tam göbeğine gelecek şekilde aynalıklı kalkan motifi var. Bu kalkanın çevresinde yıldızlar bulunuyor. Bu yıldızların sayısı çok zaman 12 adet ile sınırlandırılmış olup 12 burcu temsil eder. Böylece Osmanlı, kâinatın merkezine yerleştirilmiş olur.
    Kalkanın hemen üzerinde de devletin kurucusu Osman Gazi’yi temsil eden bir sorguç vardır ki Osmanlıların köklerine ne kadar bağlı olduğunu anlatır.
    Kalkanın sağ yanında Osmanlı sancağı yer alır. Renkli armalarla kırmızı ile gösterilir. Onun karşısında ise hilafet sancağı bulunur. Hilafet sancağının rengi aslında siyah iken, arma üzerinde hemen daima yeşil renkte gösterilmiş ve bazen üzerinde üç hilal kondurulmuştur.
    Merkezdeki kalkandan Osmanlı sancağı yönüne doğru uzanan şekiller ise şöyle sıralanmaktadır:
    Sancağın üzerinde bir ok var. Sancak alemini altında baltacıklar ocağının kullandığı tek taraflı bir çift yüzlü teberler (balta) bulunur. Sonra mızrak ve altında el sperlikli tören kılıcı vardır. Sonra ağızdan dolma bir top ve altında savaş kılıcı yer alır. Hemen altında bozdoğan (gürz) görülür. Top ile bozdoğanı sancaktan ayıran boynuzdan yapılan boru ise savaş ilanını ve sonra da mehterhaneyi temsil eder.
    Armanın sol yanında, yani hilafet sancağı yönünde uzanan semboller yine yukarıdan aşağıya şöyle sıralanırlar:
    Sancak aleminin altında süngü takılmış bir tüfek, altında tek yüzlü teber (balta), sonra toplu tabanca ve topuz başlı asa mevcuttur. Asanın şeşper (savaş araçlarından altı dilimli topuz) topuzu kenarına asılı olan terazi adaleti temsil eder. Terazinin kitap şekilleri üzerine oturtulmuş olup bu kitaplardan üstteki Kuran-ı Kerim, alttaki ise diğer hukuk metinleri yerine geçen kanun kitabıdır.
    Hilafet sancağının altındaki çiçek şekilleri Osmanlı’nın estetik yönünü gösterir. Buket arasında ki güller hilafet sancağı üzerinde manevi ilhamlar sebebiyle bulundurulur. Buketin hemen altında bir çapa (gemi demiri) yer alır ki denizciliğin sembolüdür.
    Arma göbeğindeki kalkanın hemen alt yanın da dik duran bir borazan mızıka takımını; onun altında çaprazlama duran tirkeş (ok kuburu, sadak) ile meşale de gece donanmalarını ve ok müsabakalarını hatırlatır.
    Armanın alt tarafını boydan boya süsleyen inci defne yaprakları, çiçek motifleri arasından beş tane madalya sarkar. Bu madalyaların isimleri şöyledir: İmtiyaz nişanı, Mecidi nişanı, İftihar nişanı, Osmanlı nişanı ve Şefkat nişanı.

     

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 17/6/2006 - FATİH SULTAN MEHMETTEN ÖRNEK DAVRANIŞ
  • Kategori: Tarih

    “Ben ki İstanbul  Fatihi Abdü Aciz Fatih  Sultan  Mehmet.Bizatihi alunterimle  kazanmış  olduğum akçelerimle   satun  aldığım İstanbul’un  Taşlık  mevkiinde kaim ve  malum-ul  hudud   olan (136)  bab  dükkanımı  aşağıdaki   şartlar  muvacehesinde vakfı  sahih  eylerim.Şöyle ki:Bu  gayrımenkulatımdan   elde  olunacak nemalarla,  İstanbul’un her  sokağına ikişer  kişi   eyledim. Bunlar  ki ellerindeki  bir  kab   içerisinde   kireç  tozu   ve  kömür   külü  olduğu  halde   günün  belirli  saatlerinde  bu  sokakları  gezeler.Bu  sokaklarda  tükürenlerin,  tükrükleri  üzerine   bu  tozu  dökeler ki, 20’şer  akçe  alsunlar.Ayrıca 10  tabip  ve 53 de yara   sarıcı tayin  ve  nasb  eyledim.Bunlar  ki ayın  belli  günlerinde İstanbul’a   çıkalar bilaistisna   her  kapuyu vuralar  ve  evde  hasta  olup  olmadığını   soralar.Var  ise  ve  şifası  orada   mümkün  ise  şifayab  olalar,  değil  ise  kendilerinden   hiç  bir  karşılık  beklemeksizin  Darü’l-Aceze’ye kaldırarak  orada  salah  bulduralar.

     

    Maaz-Allah  herhangi   bir  gıda   maddesi   buhranı  da  vaki  olabilir.Böyle  bir  hal  karşısında   bırakmış  olduğum 100  silah,  ehl-i  erbaba  verile,  bunlar ki hayvanat-ı  vahşiyenin yumurtada  ve  yavruda  olmadığı  sıralarda  Balkanlar’a   çıkıp  avlanalar ki  zinhar   hastalarımızı  gıdasız   bırakmayalar.

     

    Ayrıca  külliyemde   bina  ve  inşa  eylediğim  imarethanede  şehidi  şühedanın  aile   fertleri  ve Medine-i  İstanbul   fukarası   yemek  yiyeler.Ancak  yemek  yemeye   veya  almaya   bizatihi  kendüleri  gelmeyenlerin   yemekleri   güneşin   loş  ve  karanlığında  ve  kimse   görmeden   kapaklı   kaplar  içerisinde   evlerine  götürüle.”

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 17/6/2006 - 24 OĞUZ BOYU NEREDEN GELİYOR?
  • Kategori: Tarih

    Oğuz Han'ın ilk üçü,gökten bir ışık içinde inen bir kadından,ikinci üçüde,bir göl ortasındaki bir ağacın kovuğunda oturan bir kadından olmak üzere 6 çocuğu vardır.Yaşça büyük üç kardeşin isimleri GÜN,AY VE YILDIZ,diğer üçünün isimleri deGÖK,DAĞ VE DENİZDİR.Büyük kardeşler avlanırken bir altın yay bulup babalarına getirirler,babaları da bu yayı üçe bölüp onlara verir ve bu üç oğlunun soyundan geleceklere BOZOKLAR denmesini ister.Küçük kardeşler de avlanırken üç altın ok bulup babalarına getirirler.Babaları bu okları onlara paylaştırır ve bu üç oğlunun soyundan geleceklere ÜÇOKLAR denmesini ister.Bu çocuklardan her birinin de 4'er oğlu vardır.Oğuz Han bin yıl yaşayıp öldükten sonra yerine geçen oğlu GÜNHAN(KÜNHAN) zamanındabu 24 çocuğun her birinin damgası ve totemi tespit edilir.Oğuz boylarını teşkil eden bu 24 çocuğun isimleri şöyledir.

     

    Gün Han'ın çocukları   :Kayı,Bayat,Alka Evli,Kara Evli

    Ay Han'ın  çocukları    :Yazır,Döger,Dodurga,Yaparlı

    Yıldız Han'ın çocukları :Avşar,Kızık,Begdili,Kargın

    Gök Han'ın Çocukları  :Bayındır,Peçenek,Çavuldur,Çepni

    Dağ Han'ın çocukları    :Salur,Eymür,Alayuntlu,Yüregir

    Deniz Han'ın Çocukları :İğdir,Büğdüz,Yıva,Kınık

     

    (Oğuz Han'ın çocuklarının,gökten nur içinde inen bir kadınla,göl ortasındaki ağaç kovuğunda yaşayan bir kadından doğmuş olmaları bunlara hem kutsal bir hüviyet vermekte,hem de Oğuzların göğü,suyu kutsal saydıklarına işaret etmektedir.Altı çocuğun isimleri de aynı şekilde yer ve gökle ilişkili isimlerdir.oğuz Han'ın çocuklarının önce Bozoklar-Üçoklar diye ikiye bölünüşü ve her grubunda 12'şerli bir bölünme ile ortaya 24 boy çıkışı da Türklerin bütün tarihinde rastlanan bir nevi idari veya askeri taksimat olmuştur.

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Tüm meslektaşlarıma ve tüm blogculara selamlar.

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • Beşiktaşlıların Buluşma Adresi
  • En güzel spor haberleri
  • Memurlarla ilgili tüm haberler
  • BJK Radyo+link bankası

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • vahip
  • muallimden
  • medreseizehra
  • yazarnet
  • fullmoon54
  • yusufkaraca
  • Blogcu Yardım
  • djazemimm87
  • izoiscaticephe
  • Hasan Beyan

    Reklam

  • Sayfa: 1 - Toplam: 2
    | Sonraki Sayfa
    Salih Çakırca'nın Facebook profili Ermeni Sorunu